Bakkaldan 50 Ülkeye Fındık İhracatı Yapan Şirkete

147

Trabzon’da bir aile bakkal işletirken kurduğu bir şirketle 50 ülkeye ihracat yapmaya başladı. Trabzon ilinde köylerindeki bakkalı işletirken fındık alım satımı yaparak ticarete atılan Aslantürk ailesi bir şirket kurdu. Bu şirket Japonya, ABD, Avustralya, Brezilya, Almanya ve Yeni Zelanda dahil 50 ülkeye ihracat yapıyor.

Konu ile ilgili açıklama yapan Arslantürk Tarım Ürünleri Sanayi İhracat ve İthalat AŞ Genel Müdürü Sebahattin Arslantürk, 1950’li yıllarda dedesinin Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı Ayvadere köyünde bakkal işleterek ticarete atıldığını ve bu bakkalda fındık alım satımı da yaptığını belirtti. Dedesinin ardından 1960-1983 yılları arasında babasının fındık ticaretiyle uğraştığını ve ilk fındık kırma tesisini Araklı ilçesinde 1983 yılında kurduğunu ekledi. Dededen babaya 60 yıldır bu işle uğraştıklarını söyleyen Aslantürk, 1993 yılında şirketin başına geçtikten sonra 1996 yılında Almanya’ya ilk ihracatı yaptıklarını ifade etti. Ardından ikinci fabrikayı kurup daha sonrasında yetersiz kalan işleme tesisi için aynı bölgeye yeni bir işleme tesisi kurduklarını söyledi.

“80 ila 100 Milyon Dolar Arasında İhracat Geliri”

Bu çalışmalarla hızlı bir şekilde büyüme kaydettiklerine değinen Aslantürk, “Türkiye’nin en çok fındık ihracatı yapan 6’ncı firması durumundayız. Büyümeye devam ediyoruz ve bundan sonrasında da büyüyeceğiz. Var olan hacmimizi genişletiyoruz. Tesislere gelişen teknolojiyi de adapte ederek tüketicinin ihtiyacı olan kaliteli ürünü hazırlayabilmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Bu ülkelerde 300 civarında müşteriye hitap diyoruz. Biz diğer firmalar gibi az sayıda odaklı bir yapıda değiliz, tam aksine daha geniş yelpazede çalışıyoruz. Bu da bizim büyümemizin önünü açıyor. Fındık alan her yerde varız. Fındık üretim miktarına bağlı olarak değişmekle birlikte şirketin yılda 80 ila 100 milyon dolar arasında ihracat geliri söz konusu. Firmanın 2016 yılı cirosu 532 milyon lira civarında.” şeklinde açıklamada bulundu. Bu şekilde çalışmalarını geniş bir açıda gerçekleştirerek daha da büyüyeceklerini ve teknolojiyi de bu gelişime ilave ederek ilerleyeceklerini ekledi. Şu an ki çalışmaları doğrultusunda yaklaşık 300 kişi istihdam ettiklerini söyledi.

Bu çalışmalarının, gösterdikleri büyük emekler sayesinde bu kadar ilerleme kaydettiklerini ekleyen Aslantürk, “İlk ihracata başladığımız zaman 365 günün 200 günü hep dışarıdaydım. Dünyayı ülke ülke, müşteri müşteri dolaştık. Fındık sektörü aslında oligopol yapısı olan bir sektör. Türkiye’de bakıyorsunuz 10 ihracatçı toplam ihracatın yüzde 85’ini yapıyor. Karşı tarafa bakıyorsunuz 10 ithalatçı yüzde 80’ini yapıyor. Öyle bir yapıda sektör. O var olan pazarda bizim büyüme şansımız yoktu. Fındığın en büyük alıcı ülkesi Almanya ve herkes o pazarda. Biz onun yerine alternatif pazarlarla ihracata başladık.” Diğer ülke pazarlarına dahil olmanın onlar açısından çok büyük bir adım olduğunu ve sıyrılmalarında büyük katkısı olduğunu açıkladı. Fındık ihracatında Almanya’ya ihracatın çok önemli olduğunu ancak zaten fındık ticaretinde tüm şirketlerin Almanya ihracatına önem gösterdiğini bu sebeple alternatif alanlar araştırdıklarını söyledi.

Bu emeklerini fındık pazarı için ülke ülke dolaşarak gerçekleştirdiklerini ve şimdi yavaş yavaş geri dönüşlerini almaya başladıklarını söyleyen Aslantürk, “Daha sonrasında meyveleri gelmeye başladı. Örneğin biz son 3 yılda artık dünyayı dolaşmıyoruz, müşteri bize geliyor. Bugün gelinen nokta, işte o altyapının verdiği sonuç. Bundan sonrası için hedefimiz ilk 5’in içinde yer almak. Öyle çok da abartılı gitmiyoruz, firma kendi gücünü, o gücün etrafında yapabileceklerini biliyor ve o boyutta gidiyor. Bizim amacımız müşteriye istediği ürünü, istediği zamanda, istediği kalitede verebilmek ve yüzde yüz güvenle bunu sağlamak. O hedef doğrultusunda bugün firma, dünyada tanınır noktaya geldi.” ifadelerini kullandı. Bu çalışmaları sürdürürken artık ailenin 4. kuşağının da işlere dahil olmaya başladığını ekledi. Dededen gelen bu çalışmaları devam ettirdiklerini ve gelecek nesillerin de sürdürmeye devam edeceğini anlatarak, “İlk yola çıkış düşüncemiz, babamızdan aldığımız bayrağı daha iyi noktalara getirmekti ve bunu yerine getirmek için gayret gösteriyoruz. Bunu yaparken de çevreye sosyal anlamda elimizden gelen desteği vermeye gayret ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Bu şekilde yaşanan büyüme ve gelişmeler ülkemizin ekonomisi ve kalkınması açısından da büyük önem taşıyor. Bu gelişmeler sayesinde Türk fındığının tanınmasına ek olarak ihracatta da önemli bir yere gelebiliyoruz. Aynı çalışmaların genç nesillerin her gün biraz daha geliştirerek devam ettirmesi çok önemli. Özellikle fındık alanında gelişim süreci, Dünya pazarında lider konumunu kaybetmememiz açısından çok büyük önem taşıyor.

CEVAP VER

Lütfen Yorum Yapın
Lütfen Adınızı Buraya Yazın