Fındık, Karadenizliler için hayati öneme sahiptir. Bölgenin nerede ise tek geçim kaynağı fındıktır. Bırakın tarım yapmayı, yürümenin bile zor olduğu o dağ başlarında tek umut açıklanacak fındık fiyatıdır.

Siyaset açısından bakıldığında ise, Karadenizli ile hükümet gayet iyi bir kaynaşma halindedir. Mesela fındığın merkezi Giresun’da 16 Nisan referandumunda %61,66 evet çıkmıştır. Merkezde evet oranı %49,32’de kalmasına rağmen, fındığa bağlılık oranı yüksek olan ilçelerde evet oranı yüzde 80’leri bile aşmıştır.

Keza benzer sonuç ikinci büyük fındık üretim merkezi Ordu içinde geçerlidir. Ordu toplamında %61,89 evet oranı çıkarken, kırsala doğru oran daha da yüksektir.

Samsun’da ise tek hayır çıkan yer, kumsalı ile meşhur Atakum ilçesi olmuştur. İl toplamında %63,55 olan evet oranı, fındığın geçim kaynağı olduğu Salıpazarı’nda %78,42 ve Terme ilçesinde %73,31’e ulaşmıştır.

Kısacası Karadeniz’in fındıkla geçimini sağlayan kırsal kesimi, bugüne kadar uygulanan fındık politikasından şikayetçi olmamıştır. Bunu son seçim olan 16 Nisan Referandumunda ve önceki seçimlerde artan oy oranı ile çok net göstermiştir.

***

2011 genel seçimlerinde Ak Parti ülke genelinde %49,95 oranında oy alırken, Giresun’da aldığı oy oranı %59,39’a ulaşmıştır. Ordu’da ise %60,20 oy alırken, Samsun’da oy oranı %61,86’dır. Kısacası iktidarın 2011’den sonra da Karadeniz’de oy oranı düşmemiş, bilakis artmıştır.

Nitekim 2011 seçimlerine giderken fındık fiyatı 4,0 lira civarında dolaşıyordu. Ardından 2014 yılına kadar da benzer fiyat söz konusu oldu. Gerçi 2004-05 döneminde de fındık fiyatı 5,0-6,0 lira arasında dolaşmıştı. Yani fındık fiyatı ile seçim tercihleri arasında Karadeniz için belirleyicilik söylemek oldukça zordur. Seçimleri fındık fiyatı çok etkilememektedir.

Fındıkta fiyatın belirlenmesinde ağırlıklı olarak rekolte (ürün miktarı) etkili oluyor. Bir de devletin alım kararı tabii. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 2006-07; 2007-08 ve 2008-09 döneminde fındık piyasasına girerek destekleme alımlarında bulundu. Sonradan bu alımı kaldırarak çiftçiye alan bazlı destek vermeye başladı.

2014-15 sezon sonunda bir ara 20,0 liranın üzerine çıkan fındık fiyatı, geçen yıl yeniden 10,0 liranın altına düştü. TMO 2016 yılında yeniden piyasada alım yapmaya başladı ve Giresun fındığına 10,5 lira, Levant fındığa ise 10,0 lira fiyat belirledi.

İşte o TMO geçen hafta da 2017-18 için fındık alım fiyatını açıkladı. Buna göre fındık fiyatı 2016 yılı ile aynı olacak.

Geçen hafta Tarım Bakanlığı da tarım desteklerini açıkladı. Buna göre alan bazlı ödemeler fındık için 2015 yılında olduğu gibi 170 lira olarak sabit kaldı. Kısacası Karadenizli için son üç yılda enflasyon sıfır bile olmayacak. Birazcık eksiye gidecek….(TMO iki yıl önce 13-14 lira aralığından fındık alımı gerçekleştirmişti.)

***

TMO’nun fındık alım fiyatı açıklaması ile ne oluyor?

Bakınız eski yıllarda tüccarlar rekolteyi yüksek açıklayarak fındık fiyatının düşmesine zemin hazırlarlardı. Çiftçi örgütleri ise düşük rekolte ile fiyatın yükselmesini isterdi. Sonradan Bakanlık “Rekolteyi kimse açıklamayacak, tek rekolte tahminini ben yapacağım” dedi. Ama şu sıralar ürün hasadı bitmek üzere olmasına rağmen hala rekolte tahmini açıklanmadı.

Oysa rekolte tahmini açıklanmadan, TMO alım fiyatını açıkladı. Ve fiyat oldukça düşük.

Bir süre önce “Gıda Komitesi” başta buğday olmak üzere tam hasat zamanı gümrük vergilerini düşürerek ucuz ithalatın yollarını açmıştı. Bu karar ile buğday fiyatı sert düşerek çiftçiler mağdur edilmişti. İşte tam benzer bir durum şimdi fındıkta yaşanıyor. Artık piyasa fiyatı, TMO’nun açıkladığı fiyatın çok uzağında olamaz.

***

Peki, bu yazdıklarımın beka sorunu ile ne ilişkisi var?

2007 yılına girerken  hatırlarsanız Ordu’da yola fındık dökülerek çiftçiler protestoda bulunmuştu. Ardından ise başlayan Cumhuriyet Mitingleri Türkiye için beka sorunu oluşturdu. Ve Karadenizli çiftçiler 2,5-3,0 lira aralığındaki fındık fiyatını bir kenara atarak seçimlerde hükümete sahip çıktılar.

Ve aradan yıllar geçti. Ülkemiz e-muhtıra, 367 kararı, kapatma davası, yargı referandumu, gezi olayları, 17-25 Aralık süreci ve de nihayetinde 15 Temmuz hain darbesi gibi beka sorunu oluşturan bir sürü olaylar ile karşılaştı. Her seferinde fındık üreticisinin tercihi ülkesinin bekasından yana oldu.

Karadenizli ülkesine sahip çıktı.

Şimdi de karşımızda sayısız dış düşman durmaktadır. Ayrıca devletin bütçesi 16 Nisan Referandumu nedeniyle ciddi açık vermiştir. Seçim bitip atı alan Üsküdar’a geçtikten sonra bütçenin toparlanması gerekiyor. Kısacası beka sorunumuz bitmemiştir; bilakis artarak sürmektedir. Daha nice dış ve iç düşmanlar gelecektir. İşte böyle bir ortamda Karadenizli için fındık fiyatına bakmak, ülkenin beka sorunundan çok daha önemlidir.

1 Yorum

  1. Ey ibrahim bey. Masa başında yazması kolay gelde yıllık iznini 15 gün olarak burada fındık toplayarak anana babana yardım ederek geçirde görelim. Çayda katadenizde yetişiyor ama hersene yüzde 15 zammı alıyor, iç giyasada tamamı tüketilmesine rağmen. Peki fındık dünyadki üretimin yüzde 75 sende ve bununda yüze 75 ni ihracat yapıyorsun. Ve ve devlet olarak bu ürünü desteklemiyorsun. Neden peki zararmı edersin ben vereyim cevabını hayır. Ama asıl düşündürücü olan üretici çokken alıcıların bir kaç taneden ibaret olması. Ve bu kişilerin içinde kaç tanesine hayır diyemiyorlar!!!!!! Çok acizlik bir durum değilmi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz